Yasaklar Geri Geliyor... Tam Kapanma Gelecek mi ?

Son dakika haberine göre koronavirüs risk haritasında durum iyiye gitmiyor. Koronavirüs kısıtlamaları geri dönecek mi? Kafe ve restoranlar yeniden kapatılacak mı? Sokağa çıkma yasakları ve sert kapanma gündemimizde var mı?

Ülkemizde artık virüsün mutasyonlu varyantlarının olduğunu biliyoruz. Son bir aya bakıldığında da günlük vaka sayılarında ciddi artışlar görülüyor. ‘Yüksek riskli’ birçok şehir de artık ‘çok yüksek riskli şehir’ kategorisine geçtiler. Akıllara gelen ilk soru ise salgında üçüncü dalgayı mı yaşıyoruz?

'KORKARIM TEKRAR KAPANACAĞIZ'

Kalp-damar cerrahisi uzmanı ve aynı zamanda Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi olan Prof. Dr. Melih Us, “Haftalık vaka sayıları 100 bine yaklaştı ve artış hızı yukarı yönlü devam ediyor. Bu durum doğru yolda olmadığımızı ve bir şeyleri yanlış yaptığımızı gösteriyor. Bu şekilde devam edersek üçüncü dalga kaçınılmaz. Eğer üçüncü dalga ile karşılaşırsak, can kaybı çok fazla olacaktır” diyor ve ekliyor:

“Birinci dalga sonrasında vaka sayıları binin altına indiğinde normalleşmeye başladık ve eylül ayından itibaren ikinci dalgayı yaşadık. İkinci dalgada 9 binli rakamlara geldiğimizde ikinci normalleşme sürecini denemeye başladık. Pozitiflik oranları yüzde 10’un üzerinde ve haftalık vaka sayıları 100 binli rakamlarda giderse korkarım tekrar kapanacağız.”

OKUL, KAFE VE RESTORANLARIN AÇILMASINDAN NASIL ETKİLENDİ?

Son bir aydır alınan kararlarla kısıtlamalarda gevşetilmeye gidildi. Örneğin cumartesi günleri birçok şehirde sokağa çıkma kısıtlaması kalktı. Hava da güzel olunca insanların evlerde kalması güç bir hal alıyor. Okullar açıldı, ayrıca kafe ve restoranlarda da doluluklar gözleniyor. Bu konuda cevaplanmayı bekleyen en önemli soruların başında “Yeni normalleşme vaka sayılarını nasıl etkiledi?" geliyor.

Yetkililerin bu konuda birçok parametreye göre karar aldıklarını söyleyen Melih Us, uygulayıcıların da vatandaşlar olduğunun altını çiziyor. Konuyu sadece kafe ve restoranlar ile sınırlamamak gerektiğini söyleyen Us, “Halkın salgın karşısındaki tutumunu ve izolasyon tedbirlerini gevşetmemesi lazım. Ancak görülen o ki insanlar bir yıldır devam eden salgından çok sıkıldı. Alınan tedbirleri tüm sektörler için eşit uygulamak ve halkımızı inandırmamız lazım. Ancak bu şekilde başarılı olabiliriz” diyerek konunun önemini vurguluyor.

BAHAR VE YAZ AYLARINDA BULAŞ RİSKİ AZALIR MI?

Mevsimlerin virüsün bulaşma riskinde önemli bir rol oynadığı artık bilinen bir gerçek. Önümüzde de bahar ve yazları var. Özellikle haziran, temmuz ve ağustos aylarında salgının nasıl bir seyir alacağı bilinmezliğini koruyor. Bu konuyla ilgili Melih Us’un söyledikleri de dikkat çekici:

“2020'de gördük ki, yaz aylarında salgının bulaş hızı azalıyor gibi görünse de koronavirüs, son hız devam ediyor. 2020’de ikinci ağır dalgayı yaşadık. Önümüzdeki süreci bugünkü tabloya bakarak yorumlarsak, düşüş yaşanır yaşanmaz demek biraz zor.”

"MEGA MUTASYON’ VAR MI?

Son birkaç gündür birçok bilim insanı ‘mega mutasyon’ ifadesini kullanıyor. Mega mutasyon, virüsün çok daha fazla kişiye yayılmasıyla ortaya çıkan mutasyon olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte Melih Us, mega mutasyon diye bir şeyin henüz bilimsel dayanağının olmadığını söylüyor:

“Virüslerde mutasyon zaten vardır ve var olmaya devam edecek. Kötü huylu daha öldürücü mutasyonlar olabileceği gibi, aynı 2003 yılındaki ilk SARS salgını gibi iyi huylu mutasyonlarla hastalık ölümcül olmaktan çıkabilir. Ancak hep kötü senaryoya göre plan yapmak gerekir. İngiltere, Brezilya ve Güney Afrika mutasyonları ve onun alt grupları dışında şu anda saptanan mutasyon yok.”

AŞILAMA HIZIMIZI DAHA DA ARTIRMAMIZ LAZIM

Şu ana kadar 12 milyona yakın kişi aşılandı. İlk dozu olanların oranı yüzde 9,5. İkinci doz yaptıranların oranı da yüzde 4,3. Peki aşılamada hızlı mı ilerliyoruz?

Bu konuda asıl sonuçların bu haftadan itibaren belli olacağının altını çizen Melih Us, “İlk grupta aşılanan sağlık çalışanlarının ikinci dozunun üzerinden bir ay geçti ve önümüzdeki iki hafta antikor düzeyleri belli olacak. Ayrıca ülkemizde yapılan Coronavax aşısının kitleler üzerindeki etkileri de belli olacak” diyor ve ekliyor:

“Üçüncü dalgaya doğru, ne kadar çok kişiyi aşılarsak can kayıpları o kadar az olacak. Sağlık sistemimiz hızlı uygulama konusunda kendini ispatlamış durumda. Her ne kadar dünya üzerinde aşı uygulaması konusunda iyi bir sınav versek de aşılama hızımızı daha da artırmamız lazım. Nüfusun en az yüzde 75'ini aşılamamız lazım ama bu da tamamıyla aşı tedariki ile ilgili bir konu. ”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.