AKP'nin ikinci hatası Lira'yı çökertecek!

AKP'nin ikinci hatası Lira'yı çökertecek!

Son 19 yılda AKP ekonomi yönetiminin tarım ve imalatı dışa bağlı hale getirmesi nedeni ile elimizde avucumuzda ne varsa yurt dışındaki üreticilere gitti. Çinliler ve onların Türk aracıları sayemizde zenginleşti, Türk halkı fakirleşti.

Rezerv boşalınca dolar yukarı gitmeye başladı. Şimdi doların yukarı gitmesine, aslında Lira'nın değer kaybetmesine neden olacak bir dış dalga geliyor ve AKP bunun farkında bile değil.
2008 yılında Amerikan Merkez Bankası krizden çıkış için 900 milyar dolar olan parasal tabanı yıllar içinde tahvil alım programları ile 4,4 trilyon dolara kadar çekti. Sıkışan firmalara FED para yağdırdı. Bu bol dolarlar Türkiye'ye de girdi, kuru düşürdü. Bunu gören AKP yönetimi kerameti kendinden bilip, nasıl olsa dolar bol, üretmeye ne gerek var diye buğdayı bile dışarıdan almaya başladı. Millî üretim unutuldu. Ancak yıl 2013'ü gösterdiğinde Amerikan Merkez Bankası Başkanı Bernanke çıkıp şunu söyledi: Bu bastığımız parayı biz geri çekeceğiz çünkü enflasyon riski yaratabilir. Bunun için faizleri artırıp dünya üzerindeki dolarları anavatanına çağıracağız. Ayrıca şirketlere para vermeyi keseceğiz, verdiğimizi de geri alacağız.
2013 yılında FED'in bu politika değişimi ile Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelerde millî paralar dolar karşısında değer kaybetmeye başladılar. Dolar Amerika'ya döndükçe piyasalarda depremler oluştu. Ancak AKP yönetimi bu değişimi algılayamadı. Her zamanki gibi suçu birilerine atmayı seçtiler ve Bernanke ile aynı günlerde oluşan Gezi Parkı Eylemleri'ne fatura kesildi.
2013 yılından sonra Türkiye belini doğrultamadı. Kur artmaya başladı ve ithalata dayalı sistem kasayı boşalttı.
Bugün aynı filmi tekrar izliyoruz. Uluslararası Para Fonu (IMF) gelişen piyasalara yönelik 2013'te yaşananları örnek göstererek yayınladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporunda önemli noktaların altını çizdi.  Bakın can alıcı kısımlar şöyle:
"Amerikan Merkez Bankası'nın potansiyel sürpriz sıkılaşması borçlanma maliyetlerinde artışa neden olabilir bu da gelişen piyasalarda portföy çıkışlarına neden olacaktır. Bu noktada merkez bankalarının yönlendirmeleri önemlidir."
"Kovid-19 aşılamaları ve ekonomik beklentilere ilişkin iyi haberlerin etkisiyle ABD'de yükselen piyasa faizlerinin portföy girişlerini artırma, bunun yanında ise birçok gelişen piyasa için dolar bazlı borçlanmalarda makasları daraltma eğilimi artacaktır."
Türkçe tercümesi şu: Amerika'da işler düzeldikçe salgın için basılan 4 trilyon dolar geri çekilecek. Bunun için faizler artacak. Böylece sermaye için Amerika cazip hale gelecek ve Türkiye gibi ülkelerden büyük para çıkışları yaşanacak. Dolar çıktıkça borsalar düşecek, kur yukarı gidecek.
Şimdi esas soru şu: Türkiye'nin ekonomisindeki bozukluk nedeni ile dolar/TL durduğu yerde yükseliyorsa bunun üstüne bir de FED tokadı gelirse ne olur? 2022 ve 2023 yılları doların sakinleşeceği değil aksine çıldıracağı yıllar olabilir. Peki AKP ekonomi yönetimi sizce bunu görüyor mudur? Reform paketinin fos çıkması tarım ve sanayide dışa bağlı sistemin 2023'e kadar devam edeceğini göstermiştir. O zaman bu rezerv boşaltıcı sistem başta iken bir de Amerika'ya dönecek fonlar Türk ekonomisini ağır tahribata uğratmaz mı?
AKP yönetimi öylesine ağır bir miyopluk yaşıyor ki ne ekonomide ne siyasette bu ülkenin başına açtığı orta ve uzun vadeli dertlerden haberi yok gibi. Bir başka konu daha var, Kanal İstanbul ile Karadeniz'e çıkacak Batılı ülkelerin bizi tıpkı 1914 yılında olduğu gibi Rusya ile kafa kafaya getireceğini hesaplayamıyor. Aslında dış sermayeye kuru tutmak için çaresizce ihtiyacı var. Kuru tutamazsa iktidarı kaybedeceğini biliyor. Bu nedenle Batı'ya Montrö'ye ne gerek var diyerek mavi boncuk veriyor. Bakın ben iyi çocuk oldum hadi 2009'daki gibi yine Türkiye'ye gelin diyor. Ancak farkında olmadığı bir durum var, Batılılar Siyasal İslam'a güvenmeyi çoktan bitirdi.
AKP kendisini bekleyen ekonomik çöküşten kaçamayacak, çünkü Amerikalılar bastıkları paraları IMF'in dediği gibi çekmek zorunda. Bu çekiş gerçekleşince Lira çökecek. Bunun önünde duracak, ekonomiye gerekli yeni bir hikaye, reform, devrim, adı her ne ise o büyük değişim ise ortada yok.
Sözün özü, AKP göz göre göre ikinci büyük finansal dönüşümü ıskalıyor ve aynı hatayı yapıyor. Bedelini ise yandaşlar değil biz ödeyeceğiz.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.